Euroleague’in yeni formatla oynanan ilk sezonunu geride bıraktık, geriye dört maç kaldı. Fenerbahçe, CSKA Moskova, Real Madrid ve Olimpiakos, İstanbul’daki Final Four’da kozlarını şampiyonluk için paylaşacak. Ama şimdi, sezonun son perdesi öncesinde yaşananları hatırlama zamanı!

 

NAVARRO 4000

 

Geride bıraktığımız Euroleague sezonunun Barcelona Lassa için iyi geçmediği aşikâr. Ante Tomic, Victor Claver ve Tyrese Rice gibi yıldız statüsündeki oyuncularına rağmen son 8’e kalma yolunda erken havlu atan Barça için güzel haberlerden biri, bireysel anlamda. Normal sezonun son haftasında Fenerbahçe deplasmanına konuk olan Katalanlar’da, üçüncü çeyrekteki basketiyle Juan Carlos Navarro, 4000. Euroleague sayısına ulaştı. Tüm zamanların hâlihazırdaki skor lideri, en çok üçlük isabeti ve oynanan en çok maç alanlarında da zirvede yer alıyor. Bu sezonu 4000 sayıyla noktalayan 36 yaşındaki Navarro, iki Euroleague şampiyonluğunun yanı sıra birçok MVP ödülü de sığdırdığı kariyerinin artık son demlerini geçiriyor.

 

WEEMS’E VEDA

 

Bu yılı Euroleague tarihinde bir kez daha görmek istemeyeceği sayfaların arasına kaldıran Maccabi FOX Tel Aviv, normal sezonun son 10 maçlık bölümüne girilirken bir de yıldız oyuncularından Sonny Weems ile yollarını ayırmak zorunda kaldı. Takımın en çok asist yapan oyuncusu konumundaki Weems, İsrail ekibi bu kararı verdiği sırada 11.6 sayı ortalamalarla Euroleague’de en skorer ikinci Maccabi’li konumundaydı. Ayrılıkla ilgili kulüpten yapılan açıklamada “hassas konulardaki düzensizlikler” ifadesi yer alsa da, Weems’in doping testine girmeyi reddettiği için takımdan gönderildiği haberleri dünya basketbol basınında yerini aldı. Daha önce üç kez Final Four oynayan Weems, Maccabi ile oraları görmek bir yana, şimdilik ortalardan kaybolmuş durumda.

 

İKİ DEPLASMAN

 

Türkiye bu yıl Euroleague’de dört takımla temsil edilirken, son EuroCup şampiyonu apoletiyle buraya ulaşan Galatasaray Odeabank hayal kırıklığı yaratan taraftı. Sezona kuşbakışı baktığımızda ise arkalarından bize iki deplasman günü kaldı. Ergin Ataman ve öğrencilerinin ilk 7 haftadaki 6. yenilgisini aldığı Kaunas deplasmanı, hem 87-75’lik skoruyla hem de yenilgiye rağmen gece kampı terk eden Justin Dentmon ve Russ Smith’in takımdan kopma sürecinin başlamasıyla öne çıktı. İkiliyle kısa süre içerisinde yollar ayrılırken, Ergin Ataman yeni yabancı transferlerinde kendi hatalarından yakınacaktı. Kısa süre sonra Deon Thompson da Kızılyıldız’a geçti, Galatasaray sezona Uruguaylı oyun kurucu Bruno Fitipaldo eklemesiyle devam etti. Sezon 11 galibiyetle kapatılırken, 26. haftadaki Olimpiakos deplasmanından çıkan 80-71’lik zafer kötü geçen sezonda teselli bulacak ayrıntılardan biriydi. 

 

YENİ REKOR: 201

 

Önce Real Madrid’in galip geldiği 2015 Final Four yarı finali, ardından da geçen yılın Top 8 seviyesinde Fenerbahçe’nin rakibini süpürdüğü seri. Euroleague’de yeni sezon yeni formatıyla başlamadan önce Fenerbahçe ile Real Madrid’i karşı karşıya getiren son maçlar bu şekildeydi. Bu yüksek kalite bu yıl da sürerken, Fenerbahçe-Real Madrid eşleşmesi, son dönemin Euroleague klasikleri arasındaki yerini aldı. İki ekibin 1 Aralık’ta, Ülker Arena’da yaptığı mücadele, toplam 201 ülke ve bölgede yayınlanırken, böylelikle bir de Euroleague normal sezon rekoru kırıldı. Yine NBA TV ile olan yayın anlaşmasında da bu sezon uzatmaya giden lig yönetimi, elindeki bu değeri, Dörtlü Final’in ilk aşamasında bir kez daha kullanma fırsatı bulacak.

 

GÖREVİMİZ 8: DAÇKA VE BLATT

 

David Blatt, sezon başında Darüşşafaka Doğuş’un koçu olarak açıklandığında takım için umutlar filizlenmiş, Cleveland’da yaşadığı tatsız NBA tecrübesini geride bırakan koç burada işleri ağırdan alıp uzun vadeli başarıyı hedefleyeceğini söylemişti. Yapılan transferlerle birlikte umutlar artsa da sahaya geçildiğinde kimse Daçka’nın neler yapmaya çalıştığını anlayamıyordu. Brad Wanamaker ve Scottie Wilbekin gibi iki dinamik kısaya Will Clyburn ve James Anderson şutlarıyla destek oluyor; kalan parçalar da yerine oturunca takım fark yaratıyordu. İşin ilginci, Daçka normal sezonun son haftasında Kızılyıldız’la ‘Tamam mı devam mı’ diyerek oynarken de onların sahadaki taktiğini tahmin edebilecek çok kişi yoktu! Düzensizlik içerisinde kendilerini bulmuşlar, Barcelona, Maccabi, Zalgiris gibi tecrübeleri alta alarak son 8’e kalmışlardı. Burada da eşleştikleri normal sezon lideri Real Madrid’den bir deplasman galibiyeti çalsalar da, Dörtlü Final için nefesleri yetmedi...

 

GERİLERDEN GELEN EFES

 

Euroleague’de 20. haftayı CSKA Moskova yenilgisiyle kapatan Anadolu Efes, galibiyet sayısında Darüşşafaka ve Kızılyıldız gibi ekiplerin gerisinde kalmış, son yıllarda takımla alakalı en büyük şikâyet olan istikrar konusu yeniden deşilmeye başlanmıştı. Ancak son 10 hafta takım adına her şeyi değiştirdi. Ligin geride kalan bölümüne kıyasla kısa sayılabilecek bu süreçte Efes galibiyet sayısını 9’dan 17’ye çıkarmış ve altıncı sıradan play-off’a dâhil olmuştu. Bu dönemde Fenerbahçe, Baskonia ve Olimpiakos galibiyetleri vardı. Play-off kısmında da Pire’de alınan galibiyetle Dörtlü Final umutları doğdu ama Efes, kendi evine şampiyonluk için gelme fırsatını kullanamadı. Yine de bu sezon takım içerisindeki kimya daha iyi gözükmüş, sonradan transfer edilen Alex Kirk ve Brandon Paul’un kadroya uyumu ve özellikle yabancı oyuncuların sosyal medya hesaplarından sürekli birlikte vakit geçirdiklerinin görülmesi Efes için yeni sezona daha rahat bakmayı beraberinde getirmişti. 

 

BİR YILDIZ DOĞDU

 

Boyu 2 metrenin üzerinde, top hâkimiyeti derslik, oyun görüşü sağlam bir guard düşünün. Üstüne üç sayı tehdidi oluşturabilsin ve kritik anlarda top kullanmaktan çekinmesin. Bir de yetmezmiş gibi 1999 doğumlu olsun! Real Madrid’in süper yeteneği Luka Doncic, kesinlikle bu sezona damga vuran oyuncular arasında. 2019 NBA Draft’ının ilk sırasında seçilmesine kesin gözüyle bakılan genç Sloven, bu sezon Euroleague’de 8.1 sayı, 4.3 asist ve 4.5 ribaund ortalamalarıyla oynuyor. Koç Pablo Laso’nun, takımın yıldızı Sergio Llull hem sahada hem de kenardayken ona şans tanıması elbette Doncic için bulunmaz fırsat. Normal sezon ve play-off’larda iki kez MVP seçildiği yılı bitmiş değil ancak geriye bakıldığında, Zalgiris Kaunas’a karşı çıkardığı son saniye performansı ve Baskonia maçındaki bacak arası çalımı en çok akılda kalan anları!

 

BOGDANOVIC VE DİĞERLERİ

 

Euroleague’de yeni formatla birlikte gelen yoğun maç temposunun bir başka zararı da belki de direkt oyuncular üzerindeydi. Birçok takım, kritik oyuncularının sakatlıklarından bu yıl çok çekti. Fenerbahçe’de Bogdanovic, Datome ve Sloukas bu alanda başta gelen isimler oldu, CSKA sezonun bir bölümünü hem Milos Teodosic hem de Nando De Colo’dan yoksun geçti. Shengelia, Hackett, Goudelock, Zoran Dragic, Doelmann, Oleson gibi isimler yine takımlarını belli dönemlerde yalnız bırakmak durumunda kaldı. Ancak tüm bu isimler arasında eksikliği en çok hissedilen, sakatlık dönüşündeki açlığının da etkisiyle Bogdan Bogdanovic’ti. Fenerbahçe’nin Sırp yıldızı sezon içerisinde birkaç kez problem yaşarken, üçüncü haftanın ardından bir sonraki Euroleague karşılaşmasını 16. haftada oynadı. Burada Milano karşısında ısınma turu atan Bogdanovic, kalan 13 maçta forma giyerken yalnızca iki kez skorda çift hanenin altına düştü. Play-off’ta Panathinaikos karşısında yaptıkları ise Nisan ayının en değerli oyuncusu seçilmesiyle de birlikte zaten kendini anlatıyordu.

 

 

ÜÇ YIL, İKİ TAKIM: FENERBAHÇE & CSKA MOSKOVA

 

Fenerbahçe, koç Zeljko Obradovic yönetiminde son üç senedir Final Four’da ancak daha önemlisi, bu bölüm arifesindeki eleme turlarında baskınlığını farklı rakiplere hissettiriyor. Son olarak bu yıl Panathinaikos’a karşı ev sahibi avantajına sahip olmamasına rağmen 3-0’la seriyi rahat bitiren Fenerbahçe, önceki yıllarda aynı durumu Maccabi Tel Aviv ve Real Madrid’e de yaşatmıştı. Son üç yıldır firesiz adını Euroleague’in son dört takımı arasına yazdıran Fenerbahçe, Gigi Datome’nin de aktardığı üzere artık “büyük takım” olmanın gerekliliklerini yerine getiriyor. Son üç sezonun bir başka kayıpsız takımı da CSKA. Geçen yıl sarı-lacivertlileri devre dışı bırakarak kupaya uzanan Moskova ekibi, bu sene de Baskonia karşısında tıpkı Fenerbahçe gibi 3-0’la Dörtlü Final biletini aldı. PAO’da yıllarca Obradovic’in yardımcılığını yapan Dimitris Itoudis, geçen finalde ustasını mağlup ettikten sonra, her iki takımın bu yıl bir kez daha aynı yerde karşılaşacak olma ihtimali bile tüm basketbol severleri heyecanlandırıyor.

 

YENİ FORMATLA İLK SEZON

 

Euroleague, tarihinde ilk kez bu sezon tüm takımların aynı grupta yer aldığı ve çift devreli lig usulüyle karşılaştığı bir formata geçiş yaptı. Son 8’e biraz daha ‘şansa’ ve az galibiyetle giden takımların önünü kesip daha yoğun bir maç takvimi sunan bu yeni sistemde, ileriye devam edemeyeceği kesinleşen takımların son haftaları boş geçeceği ve artık ligin sürprizlere daha fazla kapandığı eleştirilen noktalar arasındaydı. Karşı çıkılan bu noktaların ilki gerçekten sonuçsuz kalsa da, Daçka ve Kızılyıldız’ın son haftada 8. sıra için verdiği mücadele sürprizler ve heyecan konusunda çok fazla endişeye mahal olmadığını gösterdi. Yine her takım birbiriyle düzenli olarak karşılaşırken, özellikle büyük takımlar arasındaki rekabet kavramı da yeni sistemden faydalanmış gözüküyor. 

 

Bu yazı, ilk olarak Hürriyet'in 13 Mayıs tarihli Final Four ekinde yayımlanmıştır. 

Yorumlar

YORUMLAR